Proloterapi Nedir?

KAS VE İSKELET SİSTEM AĞRILARININ TEDAVİSİNDE PROLOTERAPİ

Proloterapi Nedir?

Modern tıp uygulamaları ve ileri görüntüleme teknikleri sayesinde günümüzde çok daha hızlı ve isabetli tanı koymak, hastaya erken müdahale etmek mümkündür. Akut gelişen ve hayatı tehdit eden durumlarda yüksek sağkalım oranları sağlayan bu durum kronik süreçlerde hekimi yanıltabilir ve hastanın iyileşmesini geciktirebilir.

Kas – iskelet sistemi; kemikler, kemikler arasındaki eklemler ve diskler, eklemleri birarada tutan ligamentler ve kasların kemiklere tutunma bölgeleri olan tendonlardan oluşur. Bu bağ dokusu elemanları küçük yaşlardan itibaren yaşanan irili-ufaklı travmalar ve tekrarlayan basit hareketlerle hasarlanır. Eklem kıkırdakları aşınır, diskler dejenere olur, ligamentler gevşer ve tendonlar hasarlanır. Bütün bu süreçler giderek artan ağrılarla kendini gösterir. Sonuçta eklem kireçlenmesi, menisküs yırtığı, bel ve boyun fıtığı, kronik baş ağrısı ..vb tablolar oluşur. Hastaya  radyolojik tetkiklerle tanı koyan hekimin düşeceği iki büyük yanılgı ağrı kesici yazmak ve hastayı ameliyata yönlendirmektir. Kronik ağrısı olan hasta ne yazılacak ağrı kesicilerden ne de ameliyattan uzun süreli fayda göremeyecektir.

Ağrı kesiciler günümüzde en sık reçete edilen ilaç grubudur. Kemik iliğinden böbreklere, karaciğerden eklem kıkırdağına kadar pekçok organ üzerinde yan etkileri tanımlanmış bu ilaçlar kronik ağrı tedavisinde pek başarılı değildir.

MR’da veya röntgende görülen ”resmin” düzeltilmesi her zaman hastanın şikayetlerinin geçeceği anlamına gelmez. Omurgadaki zararsız bir fıtığı ameliyat etmek ya da dizdeki yırtık menisküsü kesip çıkararak ağrıyı keseceğini düşünmek büyük bir yanılgı olacaktır. Bu ağrıları kökten çözecek, kalıcı olarak iyileştirecek bir tedavi var mıdır?

Seçilecek tedavinin kolay uygulanabilir, etkinliği yüksek ve kalıcı, yan etki riski düşük olması gerekir. Hastanın günlük aktivitelerini etkilemeyecek, istirahat gerektirmeyecek, kalıcı bir düzelme sağlayabilecek ”ideal tedavi” mümkün müdür?..

PROLOTERAPİ İLE AĞRILARDAN KALICI OLARAK KURTULMAK MÜMKÜN..

Proloterapi TedavisiLigament, tendon ve eklem gibi bağ dokusu elemanlarının hasarlandığı durumlarda proliferan solüsyon enjeksiyonu ile yara iyileşme mekanizmalarının uyarılması, bu yolla dokuların tamir edilmesi ve yeniden şekillendirilmesi işlemi proloterapi olarak adlandırılır.

Proloterapi doğal yoldan iyileşmeyi sağlayan bir tedavi yöntemidir. Ağrılı durumlara yol açan doku hasarlanmaları proloterapi sayesinde kalıcı olarak tedavi edilebilirler.

Proloterapi tedavisi kişiye özel düzenlenen, 15-30 günlük periyodlarla uygulanan bir enjeksiyon yöntemidir. Enjekte edilen sıvı kimyasal bir madde, ilaç ya da steroid (kortizon vs) değildir; yoğunlaştırılmış dextroz ve seyreltilmiş lokal anestezik kombinasyonu kullanılır. Doğal yoldan dokunun orijinal haliyle yeniden oluşturulması sağlanır. Proloterapi yönteminin en dikkat çekici yönlerinden biri ise tedavi süresince fiziksel bir kısıtlama yapılmaması, istirahat gerektirmemesidir.

Travma sonrası oluşan tendon ve ligament sorunlarının iyileşmesinin yeterli olmayıp kronik ağrıya neden olduğu durumlar proloterapinin en başarılı olduğu vakalardır.

Proloterapi uygulamasından fayda görebilecek durumlar:

  • Omuz eklemini ilgilendiren durumlar: Dejeneratif artrit(kireçlenme), tendinit, tendonların kısmi rüptürü, impingement, rotator cuff sendromu, tekrarlayan omuz çıkıkları,
  • Diz eklemini ilgilendiren durumlar: Dejeneratif artrit(kireçlenme), Ön çapraz bağın kısmi rüptürü, menisküslerde strain veya kısmi rüptür, iliotibial bant sendromu, kondromalazi patella, os-good schlatter hastalığı, baker kisti, tendinit,
  • Kalça eklemini ilgilendiren durumlar: Dejeneratif artrit(kireçlenme), Perthes hastalığı, Femur başı avasküler nekrozu, pubis hastalığı, tendinit,
  • Küçük eklemlerde meydana gelen bağ harabiyetleri/yırtıkları, kıkırdak problemleri,
  • Omurga problemleri: Servikal ve lomber lordozda düzleşme, spondilolistezis(bel kayması), disk hernileri(fıtık), faset eklem dejenerasyonu(kireçlenme).
  • Bunların dışında başağrısının bağ dokusu problemleriyle ilişkilendirildiği durumlar (Migren ve Gerilim Tipi Başağrıları), Temporomandibular eklem problemleri, ameliyat sonrası geçmeyen torakotomi ağrıları, interkostal ağrılar, ameliyat bölgesindeki yanıcı tarzda hissedilen ağrılar, topuk dikeni, plantar fasciitis gibi durumlarda da proloterapi tedavisi başarıyla uygulanmaktadır.