Diz Proloterapisi

DİZ AĞRISI

Diz vücuttaki en karmaşık ve en büyük eklemlerden biridir. Gün içinde pek çok hareketimize bağlı olarak çok fazla kullanıldığı için yaralanma, incinme olasılığı da çoktur. Konu diz olduğunda, karmaşık yapısından dolayı pek çok farklı sorun söz konusu olabilir. Diz ağrısının yeri ve ağrının şiddeti, ağrının neden kaynaklandığına bağlı olarak değişir. Diz ağrısına eşlik eden bazı diğer belirtiler şişme ve sertlik, kızarıklık, dokunulduğunda sıcaklık, çıtırdama sesi, kilitlenme ya da dizi tamamen düz hale getirememe olabilir. Öte yandan sorunun ne olduğuna bağlı olarak dizinizin bir operasyona da ihtiyacı olabilir.

Ağrılar bizi vücudumuzda bir şeylerin yolunda gitmediğine dair uyarır. Çoğu kez bu uyarının kaynağının ne olduğunu biliriz. Örneğin düşme ya da çarpma gibi nedenlerden dolayı diz ağrısı çekiyorsak, ağrının nedeni bizim için bellidir. Sebebi bilinsin bilinmesin, dinmeyen ve günlük hayatı aksatan diz ağrıları için doktora başvurmak en doğru karar olacaktır.

Yaralanmaların Neden Olduğu Diz Ağrıları :
Yaralanmalar dizdeki bağları, tendonları, diz eklemini çevreleyen ve bursa adı verilen sıvı dolu kesecikleri, kemikleri ya da kıkırdağı etkileyebilir. Diz ağrısına yol açan en genel diz yaralanmaları şu şekilde sıralanabilir:

Patellar (Diz Kapağı) Tendinozis :
Patellar tendinit, bir ya da birden fazla tendonun aşırı kullanmaya bağlı hasarlanması durumudur. Tendonlar, kemik ve kasları birbirine bağlayan, kalın ve ipliksi kordonlardır. Koşucular, kayakçılar ve bisikletçilerde, üst bacağın ön kısmındaki kasları kaval kemiğine bağlayan patellar tendonda hasarlanma daha sık görülür. Bu hasarlanmanın belirtilerinden biri de diz ağrısıdır.

Menisküs Yırtığı :
Menisküs dokusu dayanıklı ve lastik gibi bir kıkırdaktan oluşur ve diz ekleminin içnde kaval kemiği ile uyluk kemiği arasında, bir darbe emici gibi hareket eder. Dize ağırlık vermişken ani bir dönüş yapılırsa, yırtılabilir. Menisküs yırtığı başta futbolcularda ve dize fazla ağırlık verilen diğer spor dallarıyla uğraşanlarda olmak üzere dizini zorlayan ve dize sert darbe alan herkesin başına gelebilir. Ağrı, şişlik, hareketin kısıtlanması, dizde kilitlenme menisküs yırtığı belirtileri arasındadır.

Ön Çapraz Bağ (ACL) Yaralanmaları :
Kaval kemiği ile uyluk kemiğini birbirine bağlayan dört bağdan biri olan ön çapraz bağın yırtılması basketbol oynayan veya kayak yapan kişilerde sık görülür çünkü ani yön değiştirme yırtığın en büyük nedenlerden biridir. Doğrudan dize darbe alınması veya bir zıplamanın ardından da ön çapraz bağ yaralanabilir. Ağrı ve şişlik ilk belirtileri arasındadır.

Diz Bursiti :
Bazı diz yaralanmaları, dizdeki bursalarda (eklem kemiğini saran kesecikler) iltihaplanmaya yol açar. Bu kesecikler sayesinde tendonlar ve bağlar eklemin üzerinden yumuşakça kayar. Diz bursitinin ağrı, kızarıklık, şişme ve hareket kısıtlanması gibi belirtileri vardır.

Diz Ağrısının Diğer Nedenleri

Dizin Kilitlenmesi :
Dizin hareketini kısıtlayan kilitlenme, kıkırdak yırtılmasından kaynaklanıyor olabilir. Yırtılan kıkırdağın bir bölümü diz eklemine doğru kaydığında, dizi düz şekilde tutmakta zorluk yaşanır.

Osteoartrit (Eklem Kireçlenmesi) :
Osteoartrit ya da bilinen adıyla kireçlenme, yıllar içerisinde, eklemlerde aşınma ve özellikle eklem kıkırdaklarında bozulma nedeniyle meydana gelir. Kıkırdağın hasar görmesi ağrıya neden olur. Kilo sorunları, yaralanmalar, eklem hastalıkları, ailede kireçlenme veya kas zayıflığı gibi farklı nedenleri olabilir. Daha çok ilerleyen yaşlarda, yaşlanmaya bağlı olarak görülür. Kireçlenme söz konusu olduğunda, dizin uzun zaman hareketsiz kalması veya tam tersi dizin çok hareket ettirilmesi ağrıyı arttırır.

İltihaplı Romatizmal Hastalıklar :
İltihabi romatizmal hastalıklar (Gut, Behçet Sendromu, Ailevi Akdeniz Ateşi gibi) hemen her yaşta görülebilir ve sadece eklemleri değil, vücudun tümünü etkiler. Bu gruptaki hastalıklar bağışıklık sistemi bozukluğu ile ilgilidir. İltihaplı romatizmal hastalıklarda ağrı, dizler de dahil olmak üzere vücudun tüm eklemlerini etkileyebilir. Ağrı günlerce sürer ve şişlik, hareket kısıtllılığı, halsizlik, iştah kaybı benzeri belirtiler eşlik edebilir.

Osgood-Schlatter Hastalığı :
Daha çok büyüme çağında olan ve sporla ilgilenen gençleri etkileyen, ağrılı bir şikayettir. Dinlenme sırasında dizde hafif bir ağrı hissedilir. Diz hareket ettirildiğinde ise ağrı keskinleşir. Zaten durumun kendisi de, dizin aşırı kullanımından kaynaklanır. Diz kapağı altındaki bölgede hassaslık ve şişlik görülür.

Kondromalazi patella (Koşucu Dizi) :
Bu rahatsızlıkta ağrı dizin ön kısmında olur ve genellikle dizi öne uzatırken bir gıcırdama hissi yaratır. Dizi bükerek uzun saatler oturmak, merdiven inip çıkmak, diz çökmek, çömelmek ağrıyı daha da arttırır. Koşmak gibi dizin sürekli baskıya maruz kaldığı, dizin aşırı kullanımından dolayı bu durum ortaya çıkabilir. Aynı zamanda ayak ve diz kemiklerindeki kötü dizilim ya da dize darbe alınması da bu rahatsızlığa neden olabilir.

DİZ AĞRISINDA PROLOTERAPİ NE İŞE YARAR?

Diz ekleminin ağrılı durumlarında diğer bölgelerde olduğu gibi detaylı bir sorgulama (ağrının yeri, şiddeti, arttığı ve azaldığı durumlar vs..) ve fizik muayene önceliklidir. Diz ağrısı her zaman dizin kendi elemanlarından kaynaklanmaz. Bel veya kalçadan yansıyan ağrılar ile ayak bileği, topuk ve ayak tabanından kaynaklanan ağrıların ayırt edilmesi gerekir. Bu noktada düşülen en büyük hata Diz MR İncelemesi ile tespit edilecek olası bir menisküs yırtığını veya eklem kireçlenmesini ilaçlarla veya ameliyatla düzeltmeye çalışmaktır. Proloterapiyi ayrıcalıklı kılan da bütüncül bir yaklaşımla komşu eklemleri değerlendirmek ve doğru tanı koyabilmektir. Klinik tanı ya da radyolojik bulgularla desteklenmese bile proloterapist tespit ettiği hasarlı anatomik noktalara proliferan solüsyon enjeksiyonu planlar ve seanslar halinde uygular. Menisküs yırtığı, Ön çapraz bağ dejenerasyonu, Kondromalazi, Osteoartrit, Tendinozis vs.. gbi klinik durumların zemininde yatan ligament ve tendon problemleri tedavi edildiğinde ağrı dolaylı olarak zamanla azalır ve kaybolur. Diz eklemini taşıyan ve dayanıklılığından sorumlu olan bağlar güçlendiğinde sanılanın aksine yeni kıkırdak oluşumu da mümkün olacaktır.